Bende "Evet" Diyorum (ÇÎÑ ãÔÇÑßÉ : I LOVE İSLAM - ÚÏÏÇáÑÏæÏ : 1 - ÚÏÏÇáÒæÇÑ : 16 )           »          üstteki üyeyi görünce aklınıza ne geliyo :)) (ÇÎÑ ãÔÇÑßÉ : I LOVE İSLAM - ÚÏÏÇáÑÏæÏ : 22 - ÚÏÏÇáÒæÇÑ : 154 )           »          Günlük Yoklama ve Selamlaşma Defteri 06.09.2010 Pazartesi (ÇÎÑ ãÔÇÑßÉ : I LOVE İSLAM - ÚÏÏÇáÑÏæÏ : 3 - ÚÏÏÇáÒæÇÑ : 11 )           »          Şanlı Kadir Gecesi (Şevket Okyay) (ÇÎÑ ãÔÇÑßÉ : Şevket Okyay - ÚÏÏÇáÑÏæÏ : 10 - ÚÏÏÇáÒæÇÑ : 61 )           »          Agustos ayı en aktif üyesi kimmiş bakalım? (ÇÎÑ ãÔÇÑßÉ : MiHeNk - ÚÏÏÇáÑÏæÏ : 9 - ÚÏÏÇáÒæÇÑ : 69 )           »          Hiç ....... yaptın mı? (ÇÎÑ ãÔÇÑßÉ : MiHeNk - ÚÏÏÇáÑÏæÏ : 20 - ÚÏÏÇáÒæÇÑ : 118 )           »          Günlük Sitemizi Ziyaret Eden Üyeler Ve Ziyaretçiler (ÇÎÑ ãÔÇÑßÉ : DiLaRa_NuR_35 - ÚÏÏÇáÑÏæÏ : 53 - ÚÏÏÇáÒæÇÑ : 631 )           »          Salih (Işıksüvarisi) Kadir gecesi Tebriği (ÇÎÑ ãÔÇÑßÉ : DiLaRa_NuR_35 - ÚÏÏÇáÑÏæÏ : 4 - ÚÏÏÇáÒæÇÑ : 30 )           »          mehdi ne zaman ortaya çıkacak mehdi ne zaman ortaya çıkacak mehdi ne zaman gelecek (ÇÎÑ ãÔÇÑßÉ : münadi_666 - ÚÏÏÇáÑÏæÏ : 0 - ÚÏÏÇáÒæÇÑ : 11 )           »          Ben arada bi gelip gidiyorum :) (ÇÎÑ ãÔÇÑßÉ : DiLaRa_NuR_35 - ÚÏÏÇáÑÏæÏ : 5 - ÚÏÏÇáÒæÇÑ : 38 )           »         
 

Forum Anasayfa İslami Videyolar İslami Multi Mediya Çocuklar İçin Site Ekle Sesli Kuran Dinle Resim Yükle/ Yönetim Kurulu
radyo: giriş İletişim: ana sayfa İletişim:takvim İletişim:Yardim İletişim:Site İci Konu Ara İletişim:RSS

 
 
Go Back   İslami Forum >
Edebiyat,Kültür,Sanat
> Nükteler & Hikmetli Sözler & Makaleler
 
 

Nükteler & Hikmetli Sözler & Makaleler Nükteler & Öğütler & Duvar Yazıları & Güzel ve Hikmetli Sözler izbırakırmı demeyin hepimizin aklında bir nasihat vardır..

Hızlı Kayıt Üyelik Sistemi
Sitemizdeki hizmetlerden sınırsız yararlanmak için aşağıdaki formu doldurup üye olmanız yeterlidir!

Kullanıcı Adı: Şifre: Şifreni tekrarla: E-Mail: E-Maili tekrarla:
Doğum Tarihi:      
Random Question
  Sitemizde 25 mesaj sayısına ulaşmayan üyelerimize reklam Yapmak Yasaktır.Wep Site raklamı için Yönetiçi DiLaRa_NuR_35 Dan İzin almanız Gerekiyor. Forum Kullarını OKudum Kabul Ediyorum  


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Beni Kör Kuyularda Merdivensiz Bırakma
Konudaki Cevap Sayısı
5
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
Görüntülenme Sayısı
44

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Cennetyolculari.Net
Alt 06-18-2009   #1 (permalink)

HakikaT

"> Bütün Bölümlerden Sorumludur
 
HakikaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: CüMLe KaPıSı...
Alter: 23
Mesajlar: 4,282 Üye No: 803
Konular: 736
:
Tecrübe Puanı: 7
Rep Puanı : 185
Rep Derecesi : HakikaT has a spectacular aura aboutHakikaT has a spectacular aura about
HakikaT - MSN üzeri Mesaj gönder

kalp Beni Kör Kuyularda Merdivensiz Bırakma

 
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin TIKLAYINIZ...]



Âşık düşerken kuyuya, yoktur işinde alengir
Merdivensiz çıkartır Yâr, kopsa bile âdi zencir
Karanlık bir geceydi Çıkrık sâkin, dönmeye başladı Sessizliğin içinde, gelen sesi siz hayal edin Bakraç, çıkrığın zincirine bağlı olduğundan, o döner dönmez, harekete geçti

“–Ooff…” dedi, “Bıktım sana bağlı yaşamaktan! Kulpum elinde, oh, ne güzel, keyfince indirip çıkarıyorsun beni! Ne bu yaa! Bari geceleri rahat bırak!”

Bakraç, aslında öyle kötü huylu değildi Sadece, çok fazla iniş-çıkış yaşamış ve bundan ötürü yorgun düşmüştü Hani, en halîm selîm kişiyi bile, uykusunun olmadık yerinde, âniden uyandırıverseniz, ters bir şeyler söyleyebilir ya, bunun gibi…
Bakırdandı bakraç… Kuyunun başında senelerdir durmada, ne vakit bir susuza su lâzım olsa, kuyunun dibine salınıp, geri çıkmadaydı En büyük neşesi, işe yaramaktı O kadar ki, kim suyundan içer de “Hamdolsun!” der, bakraç o vakit, sevinçten sekerken, bir de bakmışsınız, kuyuya düşer Çıkrık böyle zamanlarda, “Âh yaramaz!” dercesine bakar, tatlı tebessümüyle, onu geri çeker Söyleşir, dertleşir, böylece geçinip giderlerdi

Çıkrık döner, döndükçe, kimi zaman aşağı, kimi zaman yukarı hareket ettirirdi bakracı Ne vakit aşağıya kuyunun dibine doğru inecek olsa, suyun serinliği ile ferahlar, esrârengiz ve bir o kadar da güzel duygular yaşardı bakraç Suya yaklaşmak, ona dokunmak, onun eşsiz serinliğini tatmak, ne kadar da büyük nimetti O çok yakıcı günlerde çıkrığa seslenir, “Hadi insaf et de, sal sulara beni, serinlet!” diye, neredeyse yalvarırdı Çıkrık, senelerin çalışanı, bakraçla nasıl geçinileceğini iyi bilir ve üşenmeden, bu talebi yerine getirirdi Anlayacağınız, nazlı alıştı bakraç Çıkrıkta bir merhamet, bir tatlılık… Âh, kim olsa sevinirdi
Bakraç bazen, çıkrığın kendisi yüzünden çok yorulduğunu düşünüp, rahatsız olurdu
“–Sana eziyet ediyorum Senelerdir beni taşıyorsun Kâh dolu, kâh boşum, ama hep yükümü çekiyorsun” derdi
Çıkrık, büyük bir olgunlukla:
“–Sen bana yük değilsin, rahat ol…” diye cevaplasa da, bakraç bazen bunu çokça dert eder, “Âh sana çok sıkıntı oluyorum!” diye sızlanırdı
Çıkrık, “Hayır, sen bana dert değilsin!” diyecek olsa bundan da alınır, “Âhh, âh, görüyor musun bak, onun için dert bile değilim, ne ifade ediyorum ki zaten!” diye, içten içe küserdi
Anlayacağınız, bakracı memnun etmek apayrı bir sanat Hele de, özgür ruhlu bakraç, çıkrığa bu kadar bağlanmış kalmışken, mesele daha da çetin…
Bu sıralarda, hiç beklenmedik bir hâl geldi başa Bakraç, bu anlayışlı, naz çeken çıkrığa âşık oldu Demeyin ki, “Yok canım, hiç olur mu!” Vallâhi oldu Gelin, görün ki, işte ne olduysa zaten, bundan sonra oldu! İçinin dolduğu günlerden birinde bizim bakraç tutamadı, bütün hislerini açığa vurdu Gönlü zamanla, çıkrığa temelli kaydı Ne vakit biri gelse de, onun için kuyuya inmesi icap etse, zorlanır oldu Gün geldi, çıkrığın yanında daha çok kalabilmek için, kuyuya inmeyi istemez hâle geldi Çıkrık:
“–Hadi bakraç! Önceleri suya ineceğim diye nasıl da sevinirdin, ne oldu sana böyle, hadi söyle!” dediğinde:
“–Seninle biraz daha fazla yan yana olmak varken, neden beni kuyuya gönderiyorsun Senden başka derdim tasam kalmamışken, niye beni ellerin derdiyle üzüyorsun Hadi gel, bu gün de susuz gezsin insanlar Hem belki böylece, suyun kıymetini biraz anlarlar Bak işte, ben senden uzak düştüğüm zamanlarda, kıymetini nasıl da anladım Ne olur gönderme beni, hadi, bu sefer yan yana kalalım
Fakat çıkrık her seferinde, bakraca hiç cevap vermeden, dönmeye devam etti Zira o da bir zamanlar bakracın yaşadığı hislerle dopdoluydu ve bir işe yaramak arzusuyla, her geleni “Hızır” bilmeye, bu sebeple kendince dönmeye azmetmişti İşte, gün oldu, devran döndü, bakracın derdi çıkrık, çıkrığın derdi hizmet oldu Deyin ki, değişmeyen tek şey, değişmek değil de nedir? Fakat bu hâl, zaman içinde, bakracın zoruna gitmeye başladı
“–Âh âh!” dedi, “Önceden nazımı çeker, derdimi bölüşürdün Ne oldu da artık, yüzüme bakmaz oldun Söyle, içimdeki sırrı verdim de, kıymetten mi düştüm Ne değişti söyle!”
Çıkrık, sustu…
“–Hâin! Zâlim! Senin şu ettiğin de ne ki! Şu ettiğin de iş mi ki!” dedi bakraç
Çıkrıkta yine ses yok…
“–Hayırdır, ses bile vermez oldun, bunlar, «serin Yûsuf» hâlleri mi!?” diye tersledi
Çıkrıkta yine tık yok…
Aradan böylece günler geçti Hâlbuki bakraca sorsanız, çıkrık senelerdir susuyor Âh o sevgiliye hasret yok mu? Saati gün, günü ay, ayları asır zannettirir Ne vakit hasret vuslata döner, en uzun zamanlar bile ân olur da, hemencecik tükenir Deyin ki, sevgiliyle birlikte geçen zamanın durmasını hangi âşık istemez? Bakraç da istedi elbet Fakat bir yandan, çıkrığın sessiz vaziyetinden ötürü temelli zora düştü ve umursanmadığını düşünerek, öylesine gücendi ki, günler sonra şöyle feveran etti:
“–Bıktım senden! Başkalarının derdiyle beni suya bırakıp almandan bıktım! Sana bu kadar muhtaç olmak zoruma gidiyor! Ben bağımlı olmayı sevmem! Tamam, sana bağlıyım, bu elimde de değil, fakat işin kötüsü, bağımlıyım da bir yandan… Ve bu beni çok mutsuz ediyor! Sen, suya değmem için sadece bir sebepsin! İyi bil ki, ben artık sebeplerle bu kadar uğraşmaktan bıktım! Beni kendi hâlime bırak da, özgürlüğümün tadına varayım!”
“–Seni ben mi tutuyorum ki…” dedi çıkrık
Sahi, çıkrığın eli mi vardı ki, bakracı tuta… İşte, biri tutturmuş olmalıydı ikisini Ve o biri nasıl yaptıysa bu işi, belli ki işinin ehli İyi de, bu söz de zoruna gitti bizimkinin… Tutmuyor muydu çıkrık onu Neden tutmuyordu? Hâlbuki dünyada herkesten çok, onun elinde kalmak istiyordu Aman yâ Rabbi! Bu bakraç hem tutulmuştu çıkrığa, hem kurtulmak istiyordu, hem de sanki o bırakırsa, ölecekti kahrından Hani dışarıdan seyri kolay da, şaka-maka, böyle dert evlerden ırak ola!
Bakraç o gece, kederinden öleceğini sandı O kadar bağırdı çağırdı, öyle çok “Kurtulmak istiyorum!” dedi ki, çıkrığın da tepesi attı:
“–Aman be! Seni zorla tutan mı var! O kadar çok istiyorsan, çek git!” deyiverdi
Demekle de kalmadı, nasıl kahredip döndüyse, zincir kırıldı, bakraç kuyunun dibine düştü
Ne vakit ki bu oldu, bakracın aklı başına geldi O bir zamanlar kavuşmayı pek sevdiği, değince serinlediği suyu hissetmedi bile, çıkrıktan ayrı kalmanın acısıyla Aklı başına gelince, kalbi de tavına geldi de, başladı seslenmeye:
“–Beni kör kuyularda merdivensiz bırakma! Şu kuyunun dibinde, kendi sesinin yankısıyla avunan biriyim şimdi Beni niye buraya attın ki? Bilmiyor musun ne de korkak olduğumu? Hem bilmiyor musun, çabucak üşüdüğümü? Bilmiyor musun seni, yanındayken bile ne çok özlediğimi? Hele bir de sesini duymayınca, kendimi nasıl da yalnız hissettiğimi bilmiyor musun?”
Söyledi, sustu, sonra yine konuştu:
“–Aman, yok be yâhû! Sevgi de kararınca olacak Onun da fazlası zarar Çok sevdin mi, onunla yatıyor, onunla kalkıyorsun Sağa baksan onu, sola baksan yine onu görüyorsun Görmekle bitse çilen keşke, görsen bir türlü, görmesen bir başka… Sussa dert, konuşsa dert, aman!”
Sonra göz ucuyla yukarıya, çıkrığa bakıp, güyâ kendince öğüt vermeye koyuldu:
“–Sen, sakın kimseleri öyle çok sevme he mi!? Akıllı ol Akıllı ol, yoksa benim gibi böyle kendi kendine konuşup durursun Akıllı ol ki, kapılarda dilenci olur kalırsın! Akıllı ol da, tek bir güzel söze hasret, gariban olma Akıllı ol! Çok sevmek, çekilir gibi değil Bezsen, bıksan, geçilir gibi değil İş değil yani canım, ahmaklık! Ne olurdu, ben de seni herkes kadar sevseydim? Ne olurdu böyle derin, içine düşmeseydim?! Ne olurdu, de be güzel, ne olurdu?! Ne vardı ki, kara kara sevecek! Yok be canım ya! Sen akıllı ol! Kimseyi sevme böyle! Yoksa ne hasretin sonu gelir, ne yırtınmanın, ne çırpınmanın Ölsen iyi, bir de öldürmez Allah, sürüm sürüm sürünürsün, «yâr!» diye, akıllı ol!”
Sonra bu fasıl bitti, bir başkası başladı:
“–Sen niye beni korkutuyorsun ki?! Niye beni üzüyorsun ki?! Aşkolsun sana çıkrık, aşk olsun! Allâh’ından bulasın! Şu ettiğin bana revâdır, ama sana yakışmaz Ben kötüyüm, âmennâ da, hani senin merhametin?! Şimdi desem ki, «Ben de sustum madem, tamam!»; yok ki yürek, arkasında duramam Beceremem sana dökülmeden durmayı O zaman, sana insaf, bana sâkinlik bağışlasın Yaratan
Bu geçti, bir başka duygu geldi de gönlüne, bu sefer de şunları söyledi bakraç:
“–Sesimi çok sevdin de, ondan mı cevap vermiyorsun bana? Ne diye sevdin sesimi bu kadar çok, güzelim! Gerçi, yeter ki sen sev, ben üşenmem, gece gündüz inlerim Dinleyen sen olduktan sonra, inlemek de ne güzel… Dağlar gibisin Sesime karşılık sesin yok, ama öyle bir yankın var ki, öyle bir yankı ki… Hiç bıkmadan dinlerim

O da geçti, yorgunluğun etkisiyle, hafif isyan yollu söylendi bakraç:
“–Bıktım! Yeter artık! İnsafa gel be! Bir ses ver! Ne bu böyle! Ne zamana dek sürecek! Bak ne hâle koydun beni! Allah’tan kork! Ben daha ne yapayım?! Canıma mı kıyayım?!”
Çıkrık bu sırada ilk defa seslendi kuyunun dibindeki bakraca:
“–Ööff! Bana ne, ne yaparsan yap! Bunal, dellen, inle, bağır, çağır, intihar et! Ne edersen et!”
Bakraç, nicedir ses vermeyen çıkrığın sesini duyunca, aşka geldi de dedi ki:
“–Ben intihar edersem, seni kim bir daha böyle sevecek? Kim başını ağrıtacak? Kim akacak, kim dökülecek, kim hasret kalacak, kim düşecek sana? Kim özleyecek seni bu kadar? Varsa bir yedeğim, söyle çıksın! Ama dersen ki, sendeki de sevgi mi, bende bana meftun ne âşıklar var, yedeğin değil, âlân var, o vakit, intihar yine uymaz da, öldür, öleyim!”

Bütün bunlar söylenirken, yine karanlık bir geceydi Bakraç, kuyunun dibinden yukarıya doğru seslendi, seslendi, yorgun düştü… Hani çıkrık, güyâ yüz vermiyordu ya, o yorgun düşüp de uyuyakalınca, kocaman bir hasretle bakraca baktı Öyle baktı ki, kim görse anlar, içi, bakraçtan da beter yandı
“–Âh!” dedi, “Âh benim geveze bakracım! Âh benim tatlı dillim! Keşke öyle haşin dönüp gitmeye de, kuyuya düşmene de sebep olmayaydım Keşke seni oradan kurtarmak elimde olaydı… Lâkin benim de dönüşüm benden değildir…”
Acz ile öyle ağladı, öyle çok yakardı ki, sonunda o da yorgun düşüp uyuyakaldı E yâhu! Kuyu bu! Bunca sevdâya şâhit olur da, nasıl coşmaz! Adı kör kuyuya çıkmıştır, ama birçok görenden daha iyi seyreder Nitekim Allâh’ın rahmeti ile o gece kuyu, coştu da coştu… Yükselen sular, bir merdiven oldu da, uyumakta olan bakracı, okşarcasına kuyunun başına taşıdı Bakracın başı, çıkrığın göğsüne yaslandı kaldı
Bu esnada, sabah ezânları okunmak üzere, tatlı bir seher yeli, etrafı serinletmedeydi Ezân sesleriyle uyanınca çıkrık, bir de ne görsün? Bakraç yanı başında uyumada… Üstelik yüzünde bir tebessüm, kim bilir ne rüyâ görmede…
İşte o dem, kuyu dile geldi de şöyle dedi:
“–Âşık mâşuka sevdâlı, mâşuk âşıka! Sevene sevdiğinden gelen, her bir şey âlâ! Ayrılmak istemezseniz eğer bir daha, sen ondan râzı ol, o senden râzı! Ki nasip olsun vuslat içre hasretin hazzı!

 


__________________
Aşkına Talibim Ey Yar Söyler misin ne olur Vusladıma daha ne kadar var?







Eger "9" canlı olsaydın bile
En fazla "8" kez kaçabilirdin ölümden

Bilki "7" düvele sultan olsan dahi

Yerin "6" mekan olacak sana

En fazla "5" metre kumaş götürebileceksin

Kapatacaksin "4" açsanda gözünü
Bu dünya "3" günlük dünya
Azrailin yaninda "2" kat olup yalvarsanda nafile
Elbet "1" gün öleceksin
HakikaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
HakikaT Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
BeYaz_MeLek (06-18-2009), hazan (06-18-2009)
Cennetyolculari.Net
Alt 06-18-2009   #2 (permalink)

EzeliNur

 
EzeliNur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 3,892 Üye No: 1050
Konular: 718
:
Tecrübe Puanı: 5
Rep Puanı : 51
Rep Derecesi : EzeliNur will become famous soon enough

Standart

 
“–Âşık mâşuka sevdâlı, mâşuk âşıka! Sevene sevdiğinden gelen, her bir şey âlâ! Ayrılmak istemezseniz eğer bir daha, sen ondan râzı ol, o senden râzı! Ki nasip olsun vuslat içre hasretin hazzı!



razı olsun efsane kardeşim emeğine sağlık

 


__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin TIKLAYINIZ...]
EzeliNur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cennetyolculari.Net
Alt 06-18-2009   #3 (permalink)

HakikaT

"> Bütün Bölümlerden Sorumludur
 
HakikaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: CüMLe KaPıSı...
Alter: 23
Mesajlar: 4,282 Üye No: 803
Konular: 736
:
Tecrübe Puanı: 7
Rep Puanı : 185
Rep Derecesi : HakikaT has a spectacular aura aboutHakikaT has a spectacular aura about
HakikaT - MSN üzeri Mesaj gönder

Standart

 
Bilmukabele canEn güzel cümlemizden razı olsun

 


__________________
Aşkına Talibim Ey Yar Söyler misin ne olur Vusladıma daha ne kadar var?







Eger "9" canlı olsaydın bile
En fazla "8" kez kaçabilirdin ölümden

Bilki "7" düvele sultan olsan dahi

Yerin "6" mekan olacak sana

En fazla "5" metre kumaş götürebileceksin

Kapatacaksin "4" açsanda gözünü
Bu dünya "3" günlük dünya
Azrailin yaninda "2" kat olup yalvarsanda nafile
Elbet "1" gün öleceksin
HakikaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cennetyolculari.Net
Alt 06-18-2009   #4 (permalink)

hazan

 
hazan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 4,847 Üye No: 1555
Konular: 258
:
Tecrübe Puanı: 8
Rep Puanı : 231
Rep Derecesi : hazan has a spectacular aura abouthazan has a spectacular aura abouthazan has a spectacular aura about

Standart

 
Bu esnada, sabah ezânları okunmak üzere, tatlı bir seher yeli, etrafı serinletmedeydi Ezân sesleriyle uyanınca çıkrık, bir de ne görsün? Bakraç yanı başında uyumada… Üstelik yüzünde bir tebessüm, kim bilir ne rüyâ görmede…
İşte o dem, kuyu dile geldi de şöyle dedi:

“–Âşık mâşuka sevdâlı, mâşuk âşıka! Sevene sevdiğinden gelen, her bir şey âlâ! Ayrılmak istemezseniz eğer bir daha, sen ondan râzı ol, o senden râzı! Ki nasip olsun vuslat içre hasretin hazzı!

__________________
yüreğine sağlık

 


hazan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cennetyolculari.Net
Alt 04-21-2010   #5 (permalink)

Tevekkür
Süper Moderatör
 
Tevekkür - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2008
Alter: 21
Mesajlar: 7,230 Üye No: 439
Konular: 584
:
Tecrübe Puanı: 11
Rep Puanı : 205
Rep Derecesi : Tevekkür has a spectacular aura aboutTevekkür has a spectacular aura aboutTevekkür has a spectacular aura about

Standart

 
ALLAH razı olsundede emeğine sağlık

 


__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin TIKLAYINIZ...]
Tevekkür isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cennetyolculari.Net
Alt 04-21-2010   #6 (permalink)

aşkı_mecnun

Özel Üye
 
aşkı_mecnun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 1,402 Üye No: 3609
Konular: 137
:
Tecrübe Puanı: 3
Rep Puanı : 192
Rep Derecesi : aşkı_mecnun has a spectacular aura aboutaşkı_mecnun has a spectacular aura about

Standart

 
“–Beni kör kuyularda merdivensiz bırakma! Şu kuyunun dibinde, kendi sesinin yankısıyla avunan biriyim şimdi Beni niye buraya attın ki? Bilmiyor musun ne de korkak olduğumu? Hem bilmiyor musun, çabucak üşüdüğümü? Bilmiyor musun seni, yanındayken bile ne çok özlediğimi? Hele bir de sesini duymayınca, kendimi nasıl da yalnız hissettiğimi bilmiyor musun?”


“–Âşık mâşuka sevdâlı, mâşuk âşıka! Sevene sevdiğinden gelen, her bir şey âlâ! Ayrılmak istemezseniz eğer bir daha, sen ondan râzı ol, o senden râzı! Ki nasip olsun vuslat içre hasretin hazzı!



 


__________________
Sevdayi Askinla Âh Ü Zar Oldum,
Kalmadi Tahammül Bi-Karar Oldum,
Cemalin Göreli Sevdakâr Oldum,
Korkarim Ki Bu Dert Pareler Beni
aşkı_mecnun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks

Etiketler
beni, bırakma, kuyularda, kör, merdivensiz


(View-All Members who have read this thread : 4
aşkı_mecnun, ehlibeyt55, HakikaT, Tevekkür
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bizi GÜL'süz bırakma aşkı_mecnun Dualarımız 5 05-22-2010 19:58 PM
beni kalbimin ellerine bırakma yarabbi naime Dualarımız 3 12-21-2009 06:27 AM
Yalnız bırakma beni olur mu? ceylannur Aşk-a Dair 5 11-21-2009 13:27 PM
Bırakma Ya Rab. Sedat Yıldırım Sedat Yıldırım Şiirleri 5 07-03-2009 21:09 PM
İMaNıM, DuR, GiTMe. BeNi BıRaKMa! sevde34 Dualarımız 15 06-15-2009 18:45 PM


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:16 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

free counters
Tema düzenleyen » DiLaRa_NuR_35
ÅåÏÇÁ ãä ãäÊÏíÇÊ Ôäßá |ÊÕãíã Trncat